
Bildiğiniz gibi; keneler son zamanlarda çokça haberlerde yer alıyor. Her yıl 31 milyon Amerikalının kene ısırığına maruz kaldığı tahmin ediliyor. Türkiye de böyle bir rakam olmasa da Tokat, Çorum yöresinde sık görüldüğünü biliyoruz.
Ve bu sezon şimdiden yoğun bir başlangıç yaptı. Kene ısırığı nedeniyle acil servis başvuruları arttı.
Çocuklarımızı kenelerden ve keneye bağlı ciddi enfeksiyonlardan korumak önemli.
Bu koruma "Çocuğunuzun bir daha asla çimlere dokunmasına izin vermeyin" tarzında değil. Çocukların dışarıda olmasını istiyoruz. Koşmalarını, keşfetmelerini, yürüyüş yapmalarını, bahçede oynamalarını ve onlar için çok iyi olan o doğayla dolu günleri geçirmelerini istiyoruz.
Ancak keneler söz konusu olduğunda, farkında olmak çok önemli. Açık havada oyun oynamadan önce ve sonra atılacak birkaç basit adım, özellikle ısırıkları önlemek ve bir kene bulursanız onu hızlıca çıkarmak söz konusu olduğunda büyük fark yaratabilir.
Keneler genellikle çimenli, çalılık veya ormanlık alanlarda yaşar, ancak bu, bir ailenin kene ile karşılaşmak için ormanın derinliklerinde olması gerektiği anlamına gelmez. Özellikle köpeklerin, kemirgenlerin veya diğer hayvanların geçtiği alanlarda, uzun otlarda, yaprak yığınlarında, piknik yerlerinde, patika kenarlarında ve bahçelerde bulunabilirler.
Yürüyüşlerden, kamptan, açık hava sporlarından veya uzun otlarda oynamadan önce, giysiler ilk koruma katmanı olabilir. Uzun kollu bluz, uzun pantolon, çorap ve kapalı ayakkabılar, açıkta kalan cilt miktarını azaltabilir. Açık renkli giysiler, kene yapışmadan önce sürünürken fark edilmesini kolaylaştırabilir.
Ve evet, pantolonu çorapların içine sokmak kene yoğun bölgelerde yardımcı olabilir.
Böcek kovucu da önemli bir unsurdur. Amerikan Pediatri Akademisi, DEET, pikarin, limon okaliptüs yağı veya diğer EPA onaylı aktif bileşenler gibi içerikleri içeren EPA onaylı böcek kovucuları önermektedir. Çocuklar için, etiketi takip etmek, yalnızca gerekli miktarı açıkta kalan cilde ve giysilere uygulamak, kovucu spreyi ellere, gözlere, ağza veya açık yaralara uygulamaktan kaçınmak önemlidir.
Özellikle keneler için, %0,5 permethrin giysiler ve ekipmanlar için özellikle faydalı olabilir, ancak doğrudan cilde uygulanmamalıdır. Kenelerin yaygın olduğu bölgelerde ayakkabı, çorap, pantolon, sırt çantası, çadır veya diğer dış mekan ekipmanlarını kene kovucu ile silebilirsiniz.
Birçok ailenin sorduğu "doğal" seçenekler konusunda da gerçekçi olmak gerekir. Bazı bitki bazlı ürünler kısa süreli koruma sağlayabilir, ancak birçok doğal kovucu etkililik açısından onaylanmamıştır. Lyme hastalığı veya diğer kene kaynaklı hastalıkların endişe kaynağı olduğu bölgelerde, sağlık bakanlığı onaylı bir kovucu kullanmak gerçekten daha güvenilir bir seçimdir.
Çocuklarımızı kenelerden korumak için açık havada oyun oynadıktan sonra, kene ısırıklarından korunmanın en kolay yollarından biri hızlı bir kene kontrolüdür. Bu, özellikle yürüyüşlerden, kamp yapmaktan, piknikten, açık hava sporlarından, uzun otlarda, ormanlık alanlarda, çalılıklarda, yaprak yığınlarında veya kene yoğun bölgelerdeki arka bahçelerde zaman geçirdikten sonra eve dönen çocuklarda faydalıdır.
İçeri girdikten birkaç saat içinde banyo veya duş almak uygun olur. Henüz yapışmamış keneleri temizlemeye yardımcı olabilir ve çocuğunuzu temizlerken cildini kontrol etmek için doğal bir fırsat sunar.
Keneler sıcak, gizli yerleri sever, bu nedenle kolayca gözden kaçabilecek bölgeleri kontrol edin.
Kafa derisi ve saç çizgisi boyunca, kulakların arkasında, koltuk altlarında, bel çevresinde, göbek deliğinin içinde, bacak aralarında, dizlerin arkasında, ayak parmaklarının arasında ve çorap çizgilerinin etrafında kontrol edin.
Giysiler ve ekipmanlar da hızlıca kontrol edilmelidir. Keneler ayakkabılara, çoraplara, pantolonlara, ceketlere, sırt çantalarına, piknik örtülerine veya spor ekipmanlarına tutunabilir.
Eğer bir kene yapışmış bulursanız, yapmanız gerekenler:
Eğer bunları yapamayacaksanız direkt acile başvurun.
Yakma, vazelin veya uçucu yağlar kullanmayın ve kenenin kendiliğinden çıkmasını beklemeyin. Bunların hiçbiri işe yaramaz ve bazıları kenenin çıkarılmasını zorlaştırabilir. Kene temasından sonra çocuğunuzda belirtileri gözlemlemek ve endişeleriniz varsa doktora başvurmak en iyi yoldur.
Coğrafi faktörlere bağlı olarak bir bölgede kene tiplerinin yaygınlığı, bu hastalıkların sıklığı ve kenelerin bu etkenleri taşıma sıklığı değişebilir. Keneler birçok hastalığı bulaştırabilir. Bunlar arasında Lyme ve kırım Kongo kanamalı ateş(KKKA) yanı sıra gene Ixodes cinsi kenelerle bulaşan, ateş ve diğer bulgularla da seyredebilen diğer zoonozlar olan anaplasmosis, ehrlichiosis ve babesiosis gibi hastalıklar sayılabilir.
Türkiye’de mevcut Ixodes cinsi keneler Lyme hastalığı, Hyalomma marjinatum ve Rhipicephalus bursa tipi keneler ise KKKA hastalığını bulaştırabilir. Lyme hastalığını bulaştıran keneler ülkemizde özellikle Karadeniz ve Marmara bölgelerinde aktif olarak bulunmaktadır. KKKA’yı bulaştıran keneler ise bu bölgelerin yanı sıra Orta Anadolu ve diğer bölgelerde de görülür.
Çocuklarda kene ile bulaşan en yaygın ve tehlikeli hastalıklar Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve Lyme hastalığıdır.
Bu hastalıklar ateş, halsizlik, baş ağrısı ve döküntü gibi belirtilerle kendini gösterir. Kene ne kadar erken çıkarılırsa (tercihen 24-36 saat içinde) hastalık bulaşma riski o kadar azalır. Erken belirtiler bazen ilk başta normal bir virüse benzeyebilir, bu da işleri zorlaştırabilir. Kırım kongo kanamalı ateşi özellikle kenelerin ısırması veya enfekte hayvanların kan ve dokularına temasla bulaşan; ani yüksek ateş, şiddetli kas ağrıları ve vücudun çeşitli bölgelerinde kanamalarla seyreden ölümcül olabilen viral bir hastalıktır.
Özellikle kırsal bölgelerde çocuklarda kene tutunmasıyla bulaşan, ani ateş, baş/kas ağrısı ve kanamayla seyreden ciddi bir viral enfeksiyondur. Çocuklarda ölüm oranı yetişkinlere göre daha düşük (%0-5) olsa da, zamanında tanı ve destekleyici tedavi hayati önem taşır.
Çocuklarda kırım Kongo kanamalı ateş hastalığında;
Çocuklarda kene ısırığı sonrası lyme hastalığı oranı düşüktür. Bir çalışmada, endemik bir bölgede, keneler tarafından ısırılan 105 kişide (109 ısırık),%3.7 (4 olgu) oranında Lyme hastalığı gelişmiştir. Çocuklarda Lyme hastalığı, Borrelia burgdorferi bakterisini taşıyan kenelerin ısırmasıyla bulaşan, erken teşhis edildiğinde antibiyotiklerle (genellikle 10-14 gün) başarıyla tedavi edilebilen bir enfeksiyondur. Belirtiler arasında halka şeklinde döküntü (eritema migrans),ateş, halsizlik ve eklem şişliği yer alır. Erken tedavi, uzun vadeli sorunları önlemek için çok önemlidir.
Lyme döküntüsü, ebeveynlerin sık sık sorduğu bir konudur. Birçok kişi klasik hedef tahtası şeklindeki döküntüyü hayal eder, ancak her zaman öyle görünmeyebilir.
Yuvarlak veya oval olabilir, yavaşça yayılabilir ve kaşıntılı veya ağrılı olmayabilir. Ayrıca ısırıktan günler veya haftalar sonra ortaya çıkabilir, bu nedenle yayılan, alışılmadık görünen veya ateş, yorgunluk, baş ağrısı veya vücut ağrılarıyla birlikte ortaya çıkan bir döküntü fark ederseniz, çocuğunuzun doktorunu aramanız gerekir.
Kene uzun süredir yapışık kalmışsa, çocuğunuz bilinen veya olası bir ısırıktan sonra belirtiler gösterirse veya Lyme hastalığının yaygın olduğu bir bölgede yaşıyorsanız veya yakın zamanda o bölgeye seyahat ettiyseniz ve ne yapacağınızdan emin değilseniz de doktorunuzu aramanızı tavsiye ederim.
Sonuç olarak, çocuklarda Kene ısırıklarını ve bağlı hastalıkları önlemek için, çocukların bahçede koşmasını, aileyle yürüyüş yapmasını, spor yapmasını, sopa toplamasını, toprakta kazmasını ve kirli ayakkabılar ve çok ihtiyaç duyulan bir banyo ile biten o doğa günlerini yaşamasını hala istiyoruz. Çocuğunuzun nereye gittiğini düşünün, ortam gerektiriyorsa böcek kovucu ve koruyucu giysiler kullanın, eve döndüklerinde kolayca gözden kaçabilecek yerleri kontrol edin ve bir kene bulursanız hemen çıkarın. Ardından, önümüzdeki birkaç hafta boyunca belirtilere dikkat edin ve bir şeylerin ters gittiğini hissederseniz doktorunuzu arayın.
Kliniğimizin aşağıdaki kurum veya özel sigortalarla anlaşması bulunmaktadır. Anlaşmamız olmayan özel sigorta ve kurumlara TTB fiyat tarifesinden fatura düzenlediğinden, hastalarımız ödedikleri ücreti sigortalarından ve kurumlarından tahsil edebilmektedirler.

