
Krup (laringotrakeobronşit) özellikle 6 ay-3 yaş arası çocuklarda sonbahar sonu, kış ve bahar aylarında görülen, virüslerin yol açtığı bir solunum yolu enfeksiyonudur. Bu dönemlerde salgın şeklinde görülmekte, yarattığı solunum sıkıntısı tablosuyla anne babaları korkutmaktadır.
Krup daha geniş bir kavram olup larenjit klinik durumu da kapsamaktadır. Pratik uygulamada krup ve akut larenjit tanımları birbirlerinin yerine kullanılabilmektedir.
Larenks, anatomik olarak nefes borusunun ilk kısmını oluşturan mevsimsel etkenlerden daha kolay etkilenen bir yapıdır.
Larenjit, virüsler, sıcak soğuk farkı, kirli hava, toz, duman, keskin kokular, çiçek polenleri vb. gibi birçok etkenin sebep olabileceği klinik bir durumdur.
Özelikle mevsim geçişlerinde oluşan rüzgârlı ve tozlu havalar, soğuk içecekler, ortam ısısının ani değişmesi larenks olarak isimlendirilen soluk borusu girişinde ödem gelişmesine yol açabilmektedir.
Ödem ile şişen bu bölgenin özelikle nefes alma sırasında zorlanma bulgusu ile tıpta stridor olarak isimlendirilen özel bir sesin gelişmesine sebebiyet verebilir. Havlar tarzda veya horoz sesi kalınlığında bir öksürük görülür.
“Krup hastalığı neden olur?” sorusu şöyle yanıtlanabilir: Virüslerden kaynaklı olarak yaşanan bu hastalık, gırtlak ve nefes borusunun şişmesi sonucunda oluşur. Krup hastalığı genellikle sonbahar ve kış mevsiminde ortaya çıkar.
Bulaşıcı özelliklerde yaşanan bu hastalık genellikle hafif seyirde geçirilir. Tedavi gerektirmeden üç ile dört günde kendiliğinden geçer. Ancak bir anda ağır yaşanabilir. Bu hastalığın yaşanmasına neden olan parainfluenza virüsüdür. Bu virüsten kaynaklı olarak üst solunum yollarına bulaşır ve enfeksiyona yol açar.
Krup hastalığı belirtileri tipik olarak soğuk algınlığı ile başlar. İltihap ve öksürük olması durumunda krup belirtileri şiddetlenebilir. Bu belirtiler ağlama, öksürme ve bununla birlikte şiddetlenen sesli öksürüktür.
Buna yüksek ateş, boğuk ses, nefes almada güçlük çekme de eklenir.
Çoğunlukla virüslerin neden olduğu soğuk algınlığı ses tellerinin olduğu bölgeye ve nefes borusuna doğru ilerlemesi ile büyüklerde ses kısıklığı, gıcık öksürüğe yol açarken, küçük çocukların nefes borularının daha dar olması sebebiyle ödem ve daralmaya neden olabilir.
Bu daralma özel bir öksürük şekli ile kendini gösterir. Belirtileri çok ani başlangıçlıdır. Genellikle çocuk yatağa giderken herhangi bir sıkıntısı yoktur. Gece yarısı ani başlayan solunum sıkıntısı, havlar tarzda kaba bir öksürük ile uykudan uyandırır.
Öncesinde burun akıntısı olabilir. Hafif ateş görülebilir. Soluk alma sırasında tipik bir ses duyulur, sesi boğuk, kabalaşmıştır. Gündüz iyi olan çocukta, solunum sıkıntısı birkaç gece boyunca görülebilir, giderek azalır.
Allerji veya bronşite eğilimli çocuklarda 6. yaştan sonra da bu klinik durum görülebilmektedir. Etraftaki hava kirliliği veya sigara dumanının varlığı klinik belirtileri kötüleştiren neden olduğu bilinmektedir. Çocuğun sesi boğuktur ve solumada zorluk çeker. Ağlama ve sinirli hal de nefes almayı güçleştirir. Çocuk, ekseriyetle yatmaktan çok oturarak rahat nefes almayı tercih eder.
Virüsler doğrudan temasla, havaya karışan damlacıklarla veya virüs taşıyan üst solunum yolu sekresyonları ile bulaşabilirler. Kuluçka süresi soğuk algınlığı virüsleri için 2-6 gün, grip virüsleri için ise 1-3 gün arasında değişir. İlk günlerde burun akıntısı, hafif ateş, soğuk algınlığı belirtileri görülür. Bunlara hafif öksürük eklenebilir. Kısa sürede ses boğuklaşır. Krup ve larenjitte bu bulgular benzerdir.
Larenjitin bir başka türü olan “epiglottit” larenjit türleri arasında en tehlikelisidir. Epiglottit, nefes borusu kapakçığı iltihabıdır. Bu klinik durum ateşli ve çok toksik bir tablodur. Hızlı seyreder. Acil müdahale gerektirir. Yutma ve nefes alma zorluğundan öte bir durumdur.
Nefes alamama gibi bir noktaya hızla ilerleyip cerrahi gerektirebilir. Tedavisi uygun antibiyotik kullanmaktır, cerrahi acil durumlarda hayat kurtarma ihtiyacı ortaya çıktığında devreye alınan bir yöntemdir.
Bu tabloya yol açan çok sayıda virüs olduğundan krup tekrarlayabilir. Ancak bir çocuk sık sık krup geçiriyorsa, alerji veya reflüden kaynaklanan problemler için araştırılması gerekebilir. Grip virüsü dışında krup etkenlerine karşı aşı yoktur. Çocuğu hasta kişilerden uzak tutma, erken yaşta el yıkama alışkanlığı kazandırma önemlidir.
Teshiste en önemli nokta krup ve epiglotit klinik durumlarının birbirlerinden ayrımını yapabilmektir. Epiglottit klinik durum acilen antibiyotik tedavisi gerektirir. Bu hastalık bakteriyel bir hastalık olup, toksik bir tablo ile kendini gösterir. Bu hastalıkta nefes alma zorluğu yanısıra, şiddetli boğaz agrısı, ateş, ses kısıklığı vardır. Genel durum kötü dür. Çocuk sanki bir şey yutmuş gibi kısık sesle konuşur. Hemen tedavi edilmezse çok tehlikelidir.
Krup genel olarak hafif seyirli bir hastalıktır ancak bir süre sonra hızla şiddetlenebilir. Krup hastalığı 5 yaş ve altı çocuklarda yaygın olarak görülür. Kruplu çocukların çoğu 1 hafta içinde iyileşir ve çoğu çocuk evde tedavi edilebilir.
Krup Hastalığının teşhisi için doktor belirtileri, hastalığın ne kadardır devam ettiği ve şiddeti gibi soruları yöneltir. Bu soruların ardından detaylı fiziki muayene ile gerekli olan tanı konulur. Fiziki muayenede doktor hastanın solunumunu takip eder ve solunum hareketlerini izler. Ardından hastanın boğaz muayenesi yapılır.
“İlk olarak soğuk algınlığı şeklinde başlayan ve şiddetlenen krup, birkaç gün içinde kendiliğinden iyileşme gösterir ancak iyileşmediği takdirde krup tedavisi uygulanmalıdır.
Hafif seyirde geçirilen dönemlerde evde istirahat yeterli olur. Krup ve larenjit klinik durumlarında tedavide çocuklarda sıklıkla viral kaynaklı olduğu için antibiyotik gerekmez. Bol sıvı alımı sağlanmalıdır. Çocuğun odasında nemlendirici cihazlar kullanılabilir. Daha pratik bir yaklaşım banyoda oluşturulan buharlı bir ortamda çocuğun 20-30 dakika tutulması olabilir.
Buhar uygulaması soğuk buhar şeklinde olmalıdır.
Sıcak buhar tabloyu kötüleştirebilir.
Daha ağır durumlarda hastanede tedavi gerekir. Nadiren tıkanıklık çok aşırı olup hayatı tehdit ederse soluk borusundaki şişmeyi azaltmaya yönelik bazı iğneler (steroid) gerekebilir. Oksijen verilmesi gerekebilir. Bebek veya çocuklarda sıklıkla gece yarısı ve sonrası ortaya çıkar. Çok hızlı olur ve çok hızlı geçer.
Bu süreçte nadir de olsa cilt tonunda değişme, yutma güçlüğü ve kişinin panik halinde nefes alıp vermeye çalışması yaşanabilir. Tedavi sürecinde kişiye oksijen desteği, buhar tedavisi ve steroid verilir. Ancak tedavi hastalığın belirtileri, şiddeti ve hastanın genel durumu özelinde uygulanır.
Krup hastalığı etkeni, enfeksiyon şiddetine bağlı olarak 5 ile 6 gün kadar sürebilir. Bu sürenin ardından hastalığın şiddeti büyük oranda azalır ancak kişinin öksürüğünün geçmesi birkaç günü bulabilir.
Evde krup tedavisi ile geçebilen bu rahatsızlıktan korunmak için bazı önlemler alınabilir. Tekrarlama olasılığı yüksek olan bu hastalığı alınan önlemlerle hafifletebilirsiniz. Ancak çocuk sık aralıklarla reflü yaşıyorsa mutlaka alerji ve reflü araştırılmalıdır. Bunun yanı sıra çocuğun hasta kişilerden uzak tutulması, el yıkama alışkanlığının kazandırılması alınabilecek önlemler arasındadır. Çocuk okula gidiyorsa rahatsızlık yaşadığı dönemde okula gönderilmemesi de önemlidir.
“Krup için evde ne yapılır?” diye merak ediyorsanız gecelerin rahat geçmesi için çocuğunuzu yüksek yastıkla yatırın. Ev içinde çocuğun bulunduğu ortamların nemli olmasına özen gösterin. Ortamı sık sık havalandırmayı da ihmal etmeyin. Nefes almada güçlük yaşamaması için çocuğun bu dönemde ağlamaması da önemli. Ayrıca çocuk sık sık sıvı tüketmeli. Grip ya da nezle gibi bir rahatsızlık geçiriyorsanız çocuğunuzdan uzak durmaya özen gösterin. Çocuğun bol vitaminle beslenmesine özen gösterin. Bol bol ev yapımı çorba içirin.
Çoğu çocuk krup hastalığından kalıcı bir sorun yaşamadan iyileşir. Ancak bazı çocuklar, özellikle erken doğanlar veya astım ya da diğer akciğer hastalıkları olanlar, krup hastalığından kaynaklanan sorunlar açısından risk altında olabilirler.
Çocuğunuzda aşağıdaki belirtiler varsa derhal doktorunuzu arayın veya tıbbi yardım alın:
Vücut susuz kalmıştır (belirtileri arasında kuru veya yapışkan ağız, ağlarken az veya hiç gözyaşı olmaması, çukur gözler, susuzluk, daha az idrara çıkma yer alır).
Kliniğimizin aşağıdaki kurum veya özel sigortalarla anlaşması bulunmaktadır. Anlaşmamız olmayan özel sigorta ve kurumlara TTB fiyat tarifesinden fatura düzenlediğinden, hastalarımız ödedikleri ücreti sigortalarından ve kurumlarından tahsil edebilmektedirler.

